NASIL SOSYETİK OLURUM..?
Lokantaya nasıl girilir?
\"Üst sınıfa ait insanlarla, en çok burun buruna geleceğiniz mekânlar,
lüks restoranlardır. Giyinin, süslenin ve sizin gibi olan
arkadaşlarınızla beraber girin en lüks ve pahalı restorandan içeri.
Acele etmeyin, garsonun yer göstermesini bekleyin. Lüks yerlerde böyle
garip âdetler vardır. Paltonuzu elinizden alırlar. Yok \'Orada sigara
içemezsiniz\', \'O masa rezerve\', yok \'Öyle oturursanız servisi
engellersiniz\' derler, her türlü gıcıklığı yaparlar.\"
Sipariş nasıl verilir?
\"Bu tür yerlerdeki mönüler, üç aşağı beş yukarı hep aynıdır. Nisuas
Salatası, Cesar Salatası, Spagetti Bolonez, Fesleğen Soslu Tortolini,
Pizza Margarita, Pepper Steak, Cafe de Paris filan. Kimse seçtiği
yemeğin nasıl telaffuz edileceğini bilmediğinden, mönü üzerinde işaret
parmağı gezdirilerek, \'bundan\', \'şundan\', \'ondan\' şeklinde
siparişler verilir. Uzun bir bekleyişten sonra garson elinde
tabaklarla gelir ve kimsenin beklemediği bir soru sorar; \'Fesleğenli
Tortolini kimin?\' Mönüden \'bundan\', \'şundan\' diye sipariş
edildiği için garson, yemeğin adını söylediğinde kimse ağzını açıp da
\'O benim\' diyemez. Herkes başka tarafa bakarak vakit kazanır. Bu tür
durumlara alışık garson, elindeki tabakları kafasına göre
masadakilerin önüne koyar.\"
Sosyetik bir \'ipucu\'
\"Bir de yemeklerin üzerine konan, \'parmesan peyniri\" vardır. Bu tür
yerlere sık giden bir insan izlenimi yaratmak istiyorsanız, ne
yerseniz yiyin ama mutlaka üzerine bu peynirden koydurun. Hele bir de
\'Biraz daha parmesan alabilir miyim?\' derseniz, sosyeteye adınızı
altın harflerle kazıtırsınız. Bir de \'Balzemik sirke istiyorum\'
demeye kalkmayın, sosyete bu kadar hızlı bir çıkışı kaldıramaz.\"
Hesap ödememe yolları
\"Önünüze gelecek hesabı ödememek için yapılması gereken kurnazlıklar
var. Örneğin masaya oturur oturmaz, \'Ben zaten hafif bir şeyler
yiyeceğim\' diyebilirsiniz. Vejetaryen olduğunuzu bile
söyleyebilirsiniz. Veyetaryenler, genellikle salata yedikleri için,
gece sonunda gelen hesaba katılmazlar.\"
\'Sosyetik\' şarap içer
\"Üst sınıfta sizi ele verecek en önemli şey, yediklerinizden çok
içtiklerinizdir. Sosyetede, sizin aslanlar gibi içtiğiniz rakıya karşı
geliştirilmiş ve içmek için bir servet ödemek zorunda kalacağınız
şarap adında bir içki vardır. Şarap konusunda başınıza gelebilecek en
zor durum, garsonun \'Ne içersiniz?\' diye sormasıdır. Bu durumda
masadakilere dönüp \'Son yıllarda Türkiye\'de de iyi şaraplar
üretiliyor değil mi?\' deyin. Bu size, yerlinin yanı sıra, yabancı
şarapları da çok iyi bildiğiniz havası verir.\"
\'Yüklü bahşiş\' her kapıyı açar
\"Sosyetede parayla itibar satın almanın en hızlı yoluna bahşiş vermek
denir. Bahşişle ilgili efsanevi söz Vehbi Koç\'a aittir. Bir gün bir
garson, \'Efendim, Rahmi Bey, sizden daha fazla bahşiş veriyor\'
demiş. Vehbi Koç da, \'Onun babası Vehbi Koç ama benim babam Koçzade
Mustafa Efendi\' demiş. Bırakacağınız bahşişin miktarı, bir sonraki
gelişinizde daha iyi servis ya da \'görmezden gelinme\' olarak geri
dönecektir.\"
Çapkınlar için şart
\"Üç beş kuruşluk bir bahşiş, size yüz binlerce dolar harcayarak
yapamayacağınız kadar havalı bir hayat yaşatabilir. Sakıp Sabancı\'dan
daha zengin olamazsınız ama ondan daha çok bahşiş verebilirsiniz.
Garsonlar aynı zamanda sır ortağıdır. Metresinizle gittiğiniz bir
restorana yanlışlıkla eşinizle de giderseniz, durumu kurtarmak için o
verdiğiniz bahşişler çok işe yarayacaktır.\"
\'Valeleri\' ihya et \'kral\' gibi yaşa...
\"Bir de gittiğiniz mekânlarda arabanızı alan valelere ödenen
bahşişler vardır. Bu tip yerlere çok sık giden biriyseniz, bir yılda
verdiğiniz vale ücretleriyle birkaç arazi aracı alabilirsiniz. Ama
hiçbir arazi aracı, kendinizi büyük insan gibi hissetmenizi sağlamaz.
Ama valeler bunu yapar! Kapınızı açar. Yerlere kadar eğilir. Sizi
bambaşka bir sınıfa sokar. Onlara vereceğiniz her kuruş, şan, şöhret,
itibar olarak geri dönecektir. Gerekirse diyet yapın, salata yiyin ama
bahşiş vermeyen biri olmayın. Paranız yoksa, gidip kredi kullanın ve
bahşiş verip geri dönün.\"
\'Laila\'ya taksiyle gidin ve...\'
\"Laila\'ya girmek, İngiltere\'ye girmek kadar zordur. Bu tür yerlere
taksiyle gidin. Taksi, \'eşitlik\' demektir. Taksiden inin ve içeriye
cep telefonunuzla konuşarak girin. Bu, oraya daha önce defalarca
geldiğiniz izlenimi verir. Tereddüt ederseniz, kapıdan dönersiniz.\"
Kokteyle sakın \'aç\' gitmeyin
\'Üst sınıftan insanlarla en fazla karşılaşacağınız durumlardan biri
de; kokteyllerdir. Büyük ve uzun bir masanın üzerinde, yüzlerce çeşit
yemeğin bulunduğu ama kimsenin onları yiyemediği ortamlara kokteyl
denir. Bu tür ortamlarda, üzerine oturup da yemeğinizi adam gibi
yiyeceğiniz masa ya da sandalye olmadığından genellikle aç kalırsınız.
Siz siz olun, bu tür yerlere sakın aç gitmeyin.\"
\'Popüler\' olana hemen saldırın!
\"Bu tip yerlerde insanlar bir şey yiyip içmedikleri ya da yemeden
içtikleri için, kafayı bulup kendilerini konuşmaya verirler. Sizin de
bu yerlerde konuşacak bir şeylerinizin olması gerekir. Eliniz boş
gitmeyin. \'Onlardan biriymiş\' gibi görünmek için yapılacak şey çok
basittir; mevcut popüler kültüre saldırmak! Yani, o gün ne bir
numaraysa saldıracaksınız. Üst sınıfa girmek için, en çok da en
sevdiğiniz şeylere saldırmanız gerekir. \'Hangi kanalı
seyrediyorsunuz?\" diye soran olursa, verilecek tek bir cevap vardır:
Discovery Channel. Sakın, \'Ben seyretmiyorum ki!\' demeyin, zaten
kimse seyretmiyor. Oralarda, yaptıklarınızla söylediklerinizin tutması
gerekmez.\"
Türk kahvesi içmeyin!
\'Bir de sıcak içecekler var tabii. Çay tiryakisiyseniz, işiniz zor.
Köşedeki kahvede üç kuruşa ince belli bardakta içeceğiniz mis gibi
çayın çok daha açık ve kötüsünü, büyük cam bardaklarda içip
kahvedekinin on katını ödemeye sosyetik olmak denir. Kahve, en az
şarap kadar eğitim gerektirir. Garson gelip, \'Kahve alır mısınız?\'
diye sorunca, sakın \'Alırım\' demeyin. Çünkü hemen akabinde \'Ne
kahvesi alırsınız?\' diye daha kazık bir soru gelir. Yani Espresso mu,
Cappuccino mu, Machiato mu, Frappaccino mu? Siz en iyisi bir tanesini
ezberleyin ve her yerde onu söyleyin. Sakın Türk kahvesi istemeye
kalkmayın, Türkiye\'de birçok yerde Türk kahvesi servisi yapılmıyor.\"
İki anahtar kelime
\"Ezberleyeceğiniz iki anahtar kelimeyle bırakın sosyetik olmayı,
direkt uzman bile olabilirsiniz. Kırmızı şarap için Merlot, beyaz
şarap için Chardoney (şardone) deyin. Bunlar şarap markası değil,
şarap için yetiştirilen üzümlerin isimleridir. Siz o kadar kişinin
içinde kalkıp da, \'Garson Bey ne marka Merlot vereceksiniz?\' diye
sorarsanız, var ya, sosyeteye adınızı altın harflerle yazdırmış
olursunuz.\"
\'Sushi\'nin sırrı
\"Aç kalacağınız diğer yerler de Çin ve Japon restoranlarıdır. Açlık
nedeni çok basittir, bu restoranlarda ekmek bulunmaz. O çubuklarla, o
\'Suşi\' denilen şeyi yiyebilen bir millet, otomobil de yapar, uzaya
da gider. Sosyete, arasına yeni katılanların işini daha da
zorlaştırmak ve biraz da onlardan kaçmak için, Japon restoranlarını
\'in\' mekânlar olarak gösterir. Sıkıysa oraya gelin der!\"
|